Maslak’tan git-gel, Çayırova’dan git-gel, sonra Çayırova’ya git-kal…
2 sene Çayırova’da kalıp, tekrar İstanbul’a gelmeye karar verince, İstanbul’da uzun bir süre yatağa git-kal.
İyileşmeye yüz tutup, Kule’ye git-gel’den sonra emekliliğimi harika kılacak senaryolarımı bloğuma yazmak istedim. (Size ne tabii ki birinin yapmak istediklerinden ama giderken de burada çalışanları birazcık özendireyim diyorum…J )
Maslak’da birinci katta bilgi-işlem odasındaki kahkahalarımızı database'imi sıfırladıktan sonra bile unutmamışım...Harikaydı!
Çayırova’da öğle yemeğinden sonra deniz kenarındaki Piknik'te yeşil ve mavinin arasında, açık havada kahvemi yudumlamak da harikaydı!!! İlkokuldan, üniversiteden arkadaşlarımla öğle yemeğini Çayırova'da deniz kenarındaki yeşillikler arasında yemenin zevkini çıkarmak,ofise dönerken Nesrin'ime yol üstündeki rengarenk çiçeklerden buket yapmak güzeldi. Ama oradaki fabrikamız kapandı artık. Müdürüm de uzaklara gitti. Şimdi betonların arasında yudumluyorum kahvemi birşeylere isyan ederek...
Evet..! Yeşil enerjiyi seviyorum. Bu sektöre ucundan, kıyısından bulaşmak güzeldi…çok önemli ve gündemde bir konu, uygun olsaydı da çalıştığım bina da güneş enerjisi camları ile yapılansaydı…çok isterdim!
Evet..! Yeşil enerjiyi seviyorum. Bu sektöre ucundan, kıyısından bulaşmak güzeldi…çok önemli ve gündemde bir konu, uygun olsaydı da çalıştığım bina da güneş enerjisi camları ile yapılansaydı…çok isterdim!
Emekliliğe başlarken…
Şehrin binlerce tınısından alacağım ilhamla her sabah pencereden gördüğüm hayatı Kule’den izlemeyi bırakıp, olduğu gibi hayatın içine dalmak istiyorum.''Şimdiye kadar daha çok hayat beni yönlendiriyordu, bundan sonra ben hayatı yönlendireceğim…'' diyecek kadar kuvvetli hissediyorum kendimi.
Hayatın içine dalmadan önce, 2011 kışını sıcacık yatağıma dalarak geçirecegim yarım kalan kitaplarımı okuyarak…Sabahları 6:00 da kalkmamanın, pofuduk terliklerimin, kızarmış ekmek kokularının ...verdigi hazzı yaşayacağım. Sonra; hayatın cazibesine kapılarak, İstanbul’un ritmini yakalamak, martı çığlıklarını, sokakların cıvıltısıyla harmanlamak, tazminatımla aklımdaki o fotoğraf makinasını ve lensleri almak, makinamı alınca da, martıların, serçelerin, sarı kuyruk sallayan kuşların ve İstanbul’da gizli kalmış ara sokakların güzelliklerini ve çirkinliklerini fotoğraflamak, çektiğim fotoğrafları bloğuma koymak ve …bloğumla uğraşmak.
Mardin’i ve Çin’i görmek,
Şırnak’da anaokulu öğretmeni olmak için formasyon eğitimi almak…
isteklerimin arasında.
isteklerimin arasında.
Şişecam’dan giderken de, trafik kazamda tökezleyip düştükten sonra emekliyerek, tekrar ayağa kalkarken kendisine tutunmama izin veren ve bana çok yardımı dokunan Nesrin’ime, yanımda duran Şişecam’a ve beni destekleyen arkadaşlarıma çok teşekkür ediyor, herkese sık aralıklarla fiziksel ve ruhsal sağlık diliyorum.
Sevgi ve Saygılarımla,
Aslı ATAÇ
Kimya Yüksek Mühendisi