Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

30 Ekim 2017 Pazartesi

Kahve ve hüzün


Beceremiyorum köpüklü kahve yapmayı.
Kahve köpürüp taşmaya başladığında ateşten çabucak kaldırıp fincana köpüğünü almak istiyorum, sonra yine sonra yine ..ama olmuyor köpük...her sabah kahvaltı sonrası kahve içmek hayat keyiflerimden biri...ama her yapışımda acı acı gülümsediğim anlardan biri de...küçükken Ereğli'de babama kahve yapardım, ama hep köpüksüz olurdu, yakınarak ikramım sırasında bana "ben zaten köpüksüz severim kahveyi" derdi,  inanırdım , çünki hep değişikti düşünceleri, yaptıkları, okudukları.... Şimdi anlıyorum o değişikliklerin değerini. Sonuç; ben geç büyümüşüm bu dünyaya, o erken gitmiş bu dünyadan.

3 Mart 2015 Salı

Ne güzel kabarır annemin mayalı hamurları ile yaptığı pasta börekleri.....bu sıralar mayalı hamur gibiyim yatağımda, ama ruhum kabardı kabardı taşıyor, sınırları aşmasını isterdim ki, bolca yazayım...yine de kontrol etmeli; dışarılara, bahçelere çıkmalı, yine ötmeli kuşlar gibi, açmalı çiçekler gibi, bolca yürümeli sahilde, arkadaş olmalı oradaki kedi köpeklerle. Yattıkça, telefondaki estetisyen önerilerine maruz kalıyorum göbeğim için :) ayakta dengede durmayı, yürümeyi , yayaya yeşil ışık yandığında ; yeşil ışık sona yaklaşırken hızlıca  koşmayı öğrendim de daha uçmak için güzel dans edemiyorum...

16 Nisan 2014 Çarşamba

Heeeey !!!

Oynadım oynadım, unuttuğum şifremi tekrar bulup,bloğuma kavuştum! Yaşasııın!

22 Temmuz 2012 Pazar

Kafamı eğip, hooop musluğa tutmak

Saçsız olmak harika! Bu sıcakta...hemen gidip kafamı yüzümü yıkar gibi muslukta yıkamak ve kafamı yüzümü havluyla kurular gibi kurtulamak! Ne büyük kolaylık ! Ca. bitince de hep kazıtıcam saçlarımı...güzellikleri de varmış bu isin...bi ara çok üzüldüm. Her banyodan çıkışımda elim kafama gider saçlarımı sıkmaya calisirdim, elime saç gelmeyince de bir fırtınayla yelkenlerim suya yapışır ve sürüklenirdi hızlı biçimde..çoktan alıştım saçsızlığa, hatta sevdim bile. Kafa yapım da güzelmiş, hele Gömec'de arkadaslarimin 'bizim gurumuz' diye takılmaları hoşuma bile gitmişti.zehirler bi yandan menapoza sürüklüyor bi yandan da sicak basmalarına karsı yardım ediyor saclarını dökerek.ca mehter marşı soyleyerek ilerliyor; iki ileri bir geri...belki de Allah 'bu kız küresel ısınmaya dayanamaz şimdi,saclarını dökeyim de idare etsin' mi dedi beni sevdiği için..

10 Temmuz 2012 Salı

zehir misafiperverliğine son

Onbeş gun once vücuduma zehir vermeyi kestiler. yarın bir tetkik daha yapılacak ve ilkokulda tuttuğumuz hatıra defterindeki gibi bana ayrılan beyaz sayfaya müteşekkir olup yazmaya devam edeceğim.

26 Ocak 2012 Perşembe

Memokemo
galiba heyecan var biraz.. soru işaretleri dolaşıyor kafamda...
yarın sabah memokemo zehrini almaya başlayacağım. Bakalım neler yaşatacak bana bu zehir?
Traji komik...
Demekki,Elletirsen geç ölme hakkı Kazanıyorsun.;))
Dün hastaneye gittim, ekokardiyograf randevusu alabilmek için. Sıram gelince doktorun odasına girdim.
-Açın kontrol edeyim.
Açtım.Ama baktım doktor pis görünümlü, çıtak ve meraklı.. saç ..sakal..ellerinin temiz olmadığına karar verip dikişlerime elletmedim..
- Daha elletemiyorsunuz bile, nasıl randevu vereyim size?
-Hijyenik açıdan.dedim.(geçen akşam prof.dr.ablam eve gelip bakmış ve -çok güzel cildin var, dikişlerin durumu çok iyi. demişti, gözüyle bakarak.)
-Hııı ..(ELLEYEREK)..tamam pazartesiye randevunuzu vereyim o zaman.ama şimdi de Nurşen Hanım a giderseniz, hemen çeker..
Çektirdim.
Bugün de memokemoya başlama zamanımı kararlaştıracağız onkologla...